infohub.kz sitesinin aktardığına göre, 2 Ağustos'tan itibaren Avrupa Birliği'nde yapay zeka yasasının yeni hükümleri yürürlüğe girecek. Bu hükümler, şirketlerin deepfake'leri ve yapay sinir ağları tarafından oluşturulan veya değiştirilen diğer içerikleri etiketlemesini zorunlu kılıyor.

Bu gereklilikler hem yapay zeka sistemi geliştiricilerini hem de bu teknolojileri profesyonel olarak kullanan kuruluşları kapsıyor. Üretken modellerin sağlayıcıları, görsellerin, ses kayıtlarının, videoların veya metinlerin yapay kaynaklı olduğunu belirten makine tarafından okunabilir etiketler yerleştirmekle yükümlü. Ayrıca kullanıcılar, bir sohbet robotu veya yapay zeka tabanlı başka bir hizmetle etkileşime girdiklerinde uyarılmalıdır.

Özellikle deepfake'ler için katı kurallar getirildi. Bunlar, gerçek kişilerin görünümünü, sesini veya eylemlerini taklit eden gerçekçi görüntüler, ses veya videolardır. Yaratıcıları ve yayıcıları, içeriğin yapay zeka tarafından oluşturulduğunu veya değiştirildiğini açıkça belirtmek zorundadır. Kamuoyunu ilgilendiren konularda yapay zeka tarafından oluşturulan ve tam bir editoryal denetim olmaksızın yayımlanan metinler için de benzer kurallar geçerlidir. Sanatsal, hicivsel, mizahi ve kurgusal eserler için bazı esneklikler sağlanabilir, ancak yapay kaynak yine de uygun şekilde açıklanmalıdır.

AB, üretken teknolojilerin gelişmesiyle sahte görüntü, video ve seslerin giderek daha gerçekçi hale geldiğini belirtiyor. Yapay zeka içeriği sadece yaratıcı amaçlar için değil, aynı zamanda dezenformasyon yaymak, siyasi manipülasyon yapmak ve izinsiz olarak gerçek kişilerin yer aldığı uygunsuz materyaller oluşturmak için de kullanılabiliyor. Örnek olarak, 2022 yılında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin askerleri silah bırakmaya çağırdığı sahte bir video gösteriliyor. 2024'te ise internet üzerinde şarkıcı Taylor Swift'in izni olmadan yapay zeka ile oluşturulmuş müstehcen fotoğrafları ortaya çıktı.

Uzmanlar, yeni kuralların pratikte etkili olup olmayacağı konusunda şüpheli. Sorunlardan biri, ortak bir teknik standardın olmaması: şirketler, her zaman uyumlu olmayan filigran, meta veri ve kaynak takip sistemleri gibi farklı etiketleme yöntemleri kullanıyor. Ayrıca, dijital etiketler düzenleme, sıkıştırma veya farklı platformlar arasında aktarım sırasında kaybolabiliyor. Bir diğer zorluk ise internet içeriğinin AB sınırlarıyla sınırlı olmaması: birlik dışında oluşturulan bir deepfake, Avrupalı kullanıcılar arasında hızla yayılabiliyor. Avrupa Komisyonu, tek bir teknolojinin yeterli olmadığını düşünüyor ve şirketlere, yapay zeka içeriğini daha güvenilir bir şekilde tespit etmek için aynı anda birden fazla etiketleme ve kaynak doğrulama yöntemi kullanmalarını tavsiye ediyor.

OpenAI ve Google gibi büyük yapay zeka geliştiricileri, Avrupa'nın şeffaflık taleplerini destekledi ve gönüllü uygulama kurallarına katıldı. Ancak sektör temsilcileri, içerik üretme ve tespit teknolojilerinin hızla geliştiği konusunda uyarıyor ve bu nedenle düzenleyici gerekliliklerin düzenli olarak güncellenmesi gerektiğini belirtiyor. Uygulama kurallarının kendisi gönüllü olmakla birlikte, AB yapay zeka yasasının 50. maddesine uyum, Avrupa pazarında faaliyet gösteren tüm şirketler için zorunludur.