Amerikalı araştırmacılar, annenin beslenme düzeni ve genetik özelliklerinin anne sütünün moleküler bileşimini doğrudan belirlediğini ortaya koydu. Bu haber infohub.kz sitesinde yer aldı.

Çalışma kapsamında 349 kadının doğumdan yaklaşık bir ay sonra alınan anne sütü örnekleri incelendi. Uzmanlar, metabolizma ürünü olan 458 farklı metaboliti analiz etti. Sonuçlar, annenin vücuduna giren besin maddelerinin süte özgü bir kimyasal profil kazandırdığını gösterdi.

Örneğin kahve tüketimi kinik asit ve ürik asit türevlerinin oluşumuna yol açarken, narenciye meyveleri prolin-betain seviyesini yükseltiyor.

İncelenen tüm faktörler arasında anne sütünün moleküler bileşimiyle en güçlü ilişkiyi annenin beslenmesi gösterdi. Araştırmacılar alkol tüketimini, bebeğin bağırsak ve bağışıklık gelişimi için önemli bir lipid olan sfingozin-1-fosfat seviyesinin düşüklüğüyle ilişkilendirdi. Sağlıklı beslenme ise yüksek B2 vitamini (riboflavin) içeriğine katkı sağladı.

Beslenmenin yanı sıra annenin genetiği ve meme bezindeki hücrelerde genlerin işleyişi de süt bileşimini etkiliyor. Bilim insanları, sütteki metabolizmayla bağlantılı dokuz özel genetik bölge tespit etti.

Çalışmanın yazarları, araştırmalarının şu an için gözlemsel olduğunu ve belirlenen bileşiklerin çocuk sağlığı üzerindeki doğrudan etkisini değerlendirmediğini vurguluyor.