Ödülün güvenilirliği azaldıkça ve durum üzerindeki kontrol zayıfladıkça, insan daha hızlı karar veriyor ve stratejilerini basitleştiriyor. Bu sonuca, çevredeki rastlantısallık ve öngörülemezliğin insanların planlamaya bilişsel kaynak ayırma isteğini nasıl etkilediğini inceleyen araştırmacılar ulaştı; infohub.kz sitesi bildiriyor.

İlgili bilimsel çalışma Nature Communications dergisinde yayımlandı. Çalışmanın temelini, ABD'de yaşayan 300 yetişkin katılımcının yer aldığı üç çevrimiçi deney oluşturuyor.

Katılımcılardan hazine sandıklarından oluşan sanal bir labirenti geçmeleri istendi. Labirentte ilerlemek, en yüksek puanı toplamak için sol ve sağ yön arasında seçim yapmayı gerektiriyordu. Bilim insanları üç tür belirsizliği modelledi: bilginin güvenilirliği (öngörülemez ödüllü "gizli" sandıkların ortaya çıkması), ortamın değişkenliği (hareket ilerledikçe sandıkların değerlerinin rastgele değişmesi) ve kontrol edilebilirlik (seçilen yönün ters yönde işleme olasılığı). Araştırmacılar matematiksel modeller yardımıyla katılımcıların ilk kararı verme süresini ve seçim doğruluğunu analiz etti.

Sonuçlar tek bir eğilimi ortaya koydu: ortamın öngörülemezliği arttıkça katılımcılar ilk hamlelerini belirgin biçimde daha hızlı yaptı; bu da planlamaya ayrılan sürenin kısaldığına işaret ediyor. Katılımcılar karmaşık olasılık hesapları yapmak yerine basitleştirilmiş karar verme stratejilerine yöneldi ve rotaların potansiyel kazancı arasındaki farkı daha az dikkate aldı.

Bilim insanları, rastlantısallık koşullarında insanların derin analizden vazgeçip daha basit algoritmaları tercih ederek bilişsel olarak kaynak tasarrufu yaptığı sonucuna vardı.