Hindistan Yüksek Mahkemesi, 1999 yılında Avustralyalı Hristiyan misyoner Graham Staines ve iki küçük oğlunu yakarak öldürmekten müebbet hapis cezasına çarptırılan Dara Singh'in (gerçek adı Rabindra Kumar Pal) erken tahliye talebini değerlendiriyor. Bu dava, çeyrek asırdan fazla bir süre önce tüm dünyada büyük yankı uyandırmıştı, infohub.kz sitesi bildiriyor.

Staines, 30 yıl boyunca cüzzam hastalarıyla çalışmıştı. Ancak Singh ve onun Hindu radikal gruplarındaki ortakları, onu yoksul Hinduları zorla Hristiyanlaştırmakla suçladılar. 22 Ocak 1999'daki trajik olayda Staines, oğullarıyla birlikte Manoharpur köyündeki bir Hristiyan toplantısına katılmış ve arabasında uyuyordu. O sırada Singh liderliğindeki 60-70 kişilik bir grup arabalarını kuşattı ve ateşe verdi.

Suçtan sonra kaçan Singh, bir yıl sonra ormandaki gizli sığınağında gece düzenlenen bir baskınla yakalandı. Hapishanede suçunu kabul etmedi ve kendisini "Hinduizmin savunucusu" olarak adlandırdı. Ancak 2003 yılında mahkeme onu ölüm cezasına çarptırdı, daha sonra bu ceza müebbet hapse çevrildi. 2011 yılında Yüksek Mahkeme kararı onadı.

Singh sadece bu suçtan değil, aynı zamanda 1999 yılında iki ağır suç daha işledi: Katolik din adamı Arul Das ve Müslüman tüccar Şeyh Rahman'ı öldürmek. Ayrıca inek taşıyan kamyonların çalınmasına karıştığı iddia edildi. Ancak bu suçlamaları reddetti.

Graham Staines'in dul eşi Gladys, 2004 yılına kadar Hindistan'da yaşadı ve Dara Singh'i "affettiğini" söyledi. Temmuz 2024'te Singh, hapiste 25 yıldan fazla zaman geçirdiğini öne sürerek erken tahliye talebinde bulundu. Talebinde, "gençlik ateşiyle" işlenen suçtan pişmanlık duyduğunu ifade etti.

Yüksek Mahkeme, eyalet hükümetine talebini değerlendirmesini emretti, ancak yetkililer henüz karar vermedi. Son duruşmada yargıçlar, eyaletin davayı geciktirmesine tepki gösterdi ve Singh'in talebinin 2 Eylül'e kadar incelenmemesi halinde mahkemenin kendisinin karar vereceğini bildirdi. Ancak bu dava için bir sonraki duruşma tarihi henüz belirlenmedi.

Singh'in serbest bırakılabileceği haberi, Hindistan'daki 30 milyonluk Hristiyan toplumunda endişe yarattı. Çünkü daha önceki bir röportajında "pişman olmadığını" ve serbest kalırsa "inek kesimi ve din değiştirmeye karşı mücadelesine devam edeceğini" söylemişti. İnsan hakları aktivisti John Dayal'a göre, bu tür erken tahliyeler Hindistan'da nadir değil, ancak azınlık topluluklarının endişeleri, özellikle 2008 Kandhamal olayları düşünüldüğünde temelsiz değil.