Sosyal medya çağında ve sahte haberlerin anında yayıldığı bir dönemde medya okuryazarlığı kültürü yalnızca dijital güvenlik değil, aynı zamanda manevi sorumluluk meselesi haline geldi. Kazakistan Müslümanları Dini İdaresi (DİB), yanlış bilgi yayılması sorununa dikkat çekerek Başmüftü Nauryzbai kazhy Taganuly'nin kitabından alıntı yaptı... infohub.kz sitesi bildiriyor.

DİB Gençlik Konseyi üyesi Nurbolat Serikuly'nin belirttiği gibi, Kazak ataları söze kutsal bir anlam yüklemişlerdir, ancak bugün bir tık veya düşünmeden yapılan bir paylaşım binlerce insanı aldatabilir. İslam geleneğinde bilgi hijyeni asırlar önce belirlenmiştir.

“Kutsal Kur'an'da şöyle buyrulur: 'Ey iman edenler! Size bir fasık bir haber getirirse, doğruluğunu araştırın' (Hucurat Suresi, 6. ayet). Sosyal medya çağında bu ilke, her insanı bilgilerin doğruluğunu kontrol etmeye ve yalan haberin parçası olmamaya mecbur kılar” dedi.

DİB'de, doğrulanmamış verilerin, iftiraların veya asılsız söylentilerin yayılmasının, yalnızca kazanç için değil, aynı zamanda sözler, vaatler ve kamusal eylemler için de geçerli olan dürüstlük ilkesini doğrudan ihlal ettiği vurgulandı.

Eserde özellikle bilgi gürültüsünün merkezinde yer alan gençlerin eğitimine vurgu yapılıyor. Akıllı telefonlar aracılığıyla bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı, ancak bilgi bolluğu tek başına insanı eğitimli yapmaz.

“Gelişigüzel edinilen bilgiler zarar verebilir. Gençlerin yalnızca bilgi okuryazarlığı değil, aynı zamanda manevi bağışıklık geliştirmeleri, faydalıyı yıkıcıdan ayırt edebilmeleri önemlidir” diye ekledi.

“İslam ve Dürüst Toplum” kitabının 25 bölümünde, dürüst bir toplumun inşasının, her bir kullanıcının dijital ortamda sözleri, paylaşımları ve yayınları için sorumluluk almasıyla başladığı vurgulanıyor.

Daha önce Kazakistan Müslümanları Dini İdaresi, kadına yönelik artan şiddet vakalarıyla ilgili açıklama yapmıştı. Müslümanlar bu tür olayları kabul edilemez buluyor ve şiddetle kınıyor.