Ekonomist ve finans danışmanı Arman Batayev, Kazakistan'da ikinci, üçüncü ve dördüncü çocuğun doğumunda doğum sermayesi uygulanmasını önerdi. Ona göre bu fonlar öncelikle konut satın alınmasına veya genişletilmesine yönlendirilmeli, infohub.kz sitesi bildiriyor.

Uzman, doğum oranındaki rekor düşüş nedeniyle kapsamlı bir aile destek programı başlatan Singapur'u örnek gösterdi. Batayev'in aktardığı verilere göre, bir çocuk için 17 yaşına kadar toplam doğrudan yardım 70 bin Singapur dolarına (yaklaşık 55 bin ABD doları) ulaşabilir.

Ancak destek sadece nakit ödemelerle sınırlı değil: devlet kreşleri ve çocuk bakımını sübvanse ediyor, ebeveyn iznini uzatıyor, doğumda bonus veriyor ve devlet konutlarının dağıtımında avantaj sağlıyor.

Bu önlemlerin nedeni, doğurganlık oranının Singapur'da kadın başına 0,87 çocuğa düşmesi (basit yeniden üretim seviyesi yaklaşık 2,1 iken) oldu.

Batayev, Kazakistan için kendi demografi politikası ilkesini öneriyor: "Anneler için daireler, çocuklar için kreşler". Fikri, ikinci, üçüncü ve dördüncü çocuğun doğumunda ailelerin konut satın alma veya yaşam koşullarını iyileştirme amacıyla kullanabileceği doğum sermayesi getirilmesini öngörüyor.

Ekonomiste göre, aynı zamanda, bir çocuğun doğumunun kadının eğitimden, mesleki faaliyetten ve ekonomiden uzun yıllar kopmasına yol açmaması için erişilebilir kreş sisteminin geliştirilmesi gerekiyor.

Kazakistan'daki durum Singapur'dakinden önemli ölçüde farklı: doğurganlık oranı yaklaşık 2,57. Ancak Batayev dinamiklere dikkat çekiyor: yaklaşık 446 bin çocuğun doğduğu 2021'deki zirveden sonra doğum oranı düşmeye başladı ve 2025'te yaklaşık 335 bine geriledi.

Bu nedenle uzman, doğurganlık oranı 1,5'in hatta 1'in altına düşene kadar beklemek yerine, uzun vadeli demografi politikasının önceden oluşturulması gerektiğini düşünüyor.

Singapur örneği, doğrudan mali teşviklerin sınırlarını gösteriyor: büyük ödemeler bile tek başına doğum oranında artışı garanti etmiyor. Gençler, çocuk sahibi olmaktan vazgeçme nedenleri arasında yüksek yaşam ve konut maliyetini, rekabeti, yoğun iş yükünü ve eğitim sisteminin baskısını sıralıyor.

Bu nedenle Batayev'e göre Kazakistan'daki doğum sermayesi sadece bir başka nakit ödemeye dönüşmemeli. Konut, erişilebilir kreşler ve eğitim, çocuk yetiştirmeyi kariyerle birleştirme imkanı ve kadınların mali güvenliğini içeren kapsamlı bir yaklaşım gerekiyor.

Ekonomistin tahminine göre, böyle bir program sadece doğum oranını desteklemekle kalmayıp aynı zamanda konut inşaatını ve iç talebi de teşvik edebilir. Uzun vadede işgücü arzını artırabilir ve ailelerin gerçek bir varlık oluşturmasına yardımcı olabilir.