İsveç'teki Karolinska Enstitüsü'nden araştırmacılar, 21 binden fazla ikizin verilerini inceleyerek ekran süresinin depresyon ve kaygı ile bağlantısının abartılmış olabileceği sonucuna vardı. Bu bilgiyi infohub.kz sitesi duyurdu.

Bilim insanları, aynı aileden gelen ve birinin diğerinden daha fazla zamanını cihazlarla geçirdiği ikizleri karşılaştırdı. Çocukların gözlemlenmesi dokuz yaşında başladı ve ergenlik ile yetişkinlik dönemlerinde devam etti.

Ekran süresi ile ruhsal sorunlar arasındaki en belirgin ilişki, ergenlik döneminde etkileşimli dijital hizmetlerin (video oyunları, sohbetler ve internet) kullanımında ortaya çıktı. Video izlemek gibi pasif etkinliklerde ise bağlantı çok daha zayıftı ya da hiç yoktu.

Farklılıklar özellikle 15 yaşındaki ergenler arasında belirgindi. Günde altı saatten fazla etkileşimli etkinliklerle vakit geçirenler, depresyon ve kaygı belirtilerini daha sık bildirdi. Ayrıca bu tanılardan birini alma olasılıkları iki katından fazlaydı.

Ancak aynı aileden çocuklar karşılaştırıldığında, ekran süresi ile ruh sağlığı arasındaki bağ zayıfladı; özellikle neredeyse aynı gen setine sahip tek yumurta ikizlerinde. Yine de ilişki tamamen kaybolmadı. Araştırmacılar, ekran süresinin önemli olduğunu ancak ruh sağlığı üzerindeki etkisinin büyük ölçüde kalıtım ve aile ortamına bağlı olduğunu düşünüyor.

Ekran süresinin ruh sağlığını hiç etkilemediği söylenemez. Ergenlik dönemindeki etkileşimli etkinlikler, gelecekte ruhsal sorun olasılığının artmasıyla hâlâ ilişkiliydi.

Araştırmanın sınırlılıkları var. Katılımcılar verileri kendi bildirdiği için bilim insanları ergenlerin telefonlarında tam olarak ne yaptığını kesin olarak belirleyemedi.

Çalışmanın ortak yazarı Emma Frans, "Gelecekteki öneriler yalnızca çocukların ve ergenlerin ekran başında ne kadar zaman geçirdiğine odaklanmamalı" görüşünde.

Ona göre, daha sağlam önerilerde bulunmak için gençlerin internette tam olarak ne yaptığını, bunu neden yaptığını ve refahlarını etkileyebilecek bireysel ve ailesel faktörleri anlamak gerekiyor.

Uzun ekran süresi gerçekten de kişinin durumunu olumsuz etkileyebilir, ancak tek başına değil. "Kursiv" daha önce, bunun genellikle telefon lehine uykunun bastırılması ve fiziksel aktivite eksikliğiyle birlikte görüldüğünü yazmıştı.