Özgüvene en büyük darbeyi başkalarının göz alıcı idealleri değil, kişinin kendi eski fotoğrafları vuruyor. Bu sonuca Ohio Eyalet Üniversitesi'nden psikologlar ulaştı, infohub.kz sitesi bildiriyor.

Yeni bir araştırma, insanların şu anki bedenlerini gençliklerindeki ya da kilo almadan önceki halleriyle karşılaştırdıklarında, süpermodelle kendilerini karşılaştırmış gibi aynı yoğunlukta stres yaşadıklarını ortaya koydu.

Bilim insanları, psikolojide yeterince değerlendirilmeyen bu alışkanlığın, özellikle kadınlarda yeme bozuklukları için güçlü bir tetikleyici olduğunu belirtiyor.

Araştırmanın baş yazarı Traci Tylka, "Sosyal karşılaştırma, özellikle beden imajı ve yeme bozuklukları alanında üzerine yazılmış çok sayıda literatür var, ancak kişinin kendisiyle karşılaştırması hakkında neredeyse hiçbir şey yok" diyor.

Bunu düzeltmek için ekip, 11 maddelik özel bir anket geliştirdi: Görünüm Öz-Değerlendirme Ölçeği (SOCS-A).

Yeni aracın doğruluğunu test etmek için araştırmacılar, iki bağımsız Amerikalı grup üzerinde anketler yaptı. Yanıtların ardından yapılan istatistiksel analiz, bu olguyu iki tipe ayırmalarını sağladı: kişinin geçmişteki "daha iyi" versiyonuyla karşılaştırması (ki bu daha çok utanç ve yeme bozukluğuna yol açıyor) ve "daha kötü" versiyonuyla karşılaştırması (ki bu da tam tersine, kişinin kendisi üzerinde yaptığı çalışmadan gurur duymasını artırıyor).

Test ayrıca cinsiyet farkını da ortaya çıkardı. Kadınların, kendilerini daha genç ve daha zayıf oldukları fotoğraflarla karşılaştırarak özgüvenlerini erkeklerden çok daha sık yıktıkları belirlendi.

Araştırmanın yazarları, bu faktörün, yaşlanma, kilo değişimi ve diğer yaşam evreleriyle bağlantılı görünüm değişiklikleri yaşayan kişilere psikolojik destek verilirken dikkate alınması gerektiğini düşünüyor.

Daha önce "Kursiv", çocukluk krizleriyle bağırmadan ve cezalandırmadan nasıl başa çıkılacağını anlatmıştı.