Uluslararası bir bilim insanı ekibi, aşırı yeme atakları yaşayan kişilerin genomlarını, bu atakları yaşamayan kişilerinkilerle ilk kez büyük ölçekte karşılaştırdı ve yeme bozukluklarının doğrudan vücut kitle indeksiyle bağlantılı olmadığı sonucuna vardı. Bu bilgiyi infohub.kz sitesi aktarıyor.
Nature Mental Health dergisinde yayımlanan araştırmanın sonuçları, kompulsif aşırı yeme bozukluğu olan yaklaşık 40 bin kişinin, anoreksiya hastası 25 bin kişinin ve 1,2 milyondan fazla sağlıklı katılımcının genetik verilerinin analizine dayanıyor. Bilim insanları, aşırı yeme ile ilişkili altı genom bölgesi (lokus) ve anoreksiya ile ilişkili sekiz lokus tespit etmeyi başardı.
Çalışmanın ana sonucu, yeme bozukluklarının gelişiminden sorumlu genetik varyantların, kişinin kilosunu belirleyen genlerden farklı olduğudur. Bulunan aşırı yeme lokuslarından biri, daha önce yüksek vücut kitle indeksiyle ilişkilendirilen FTO geninin yakınında yer alıyor. Yazarlar, aşırı yemenin bu genin kilo artışıyla olan bağlantısını kısmen açıkladığını düşünüyor.
Doktor Helena Davis'e göre araştırma, genetik düzeyde yeme davranışı sorunlarının yalnızca vücut kitle indeksine indirgenemeyeceğini doğruluyor. Bu keşif, genetik yatkınlığı dikkate alan daha hassas tanı ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesine yardımcı olabilir.


