20 binden fazla kişinin katıldığı bir araştırma, büyük ölçüde genetik faktörlerle belirlenen yüksek lipoprotein (a) seviyesinin, inme ve kalp-damar hastalıklarından ölüm riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu gösterdi. Bu bilgiyi infohub.kz sitesi aktardı.

Bilim insanları, lipoprotein (a) veya Lp(a) yüksekliğinin, standart kolesterol testlerinde her zaman tespit edilemeyen ciddi kalp-damar komplikasyonları için ek bir risk oluşturabileceğini buldu. Uzmanların tahminlerine göre, yüksek Lp(a) seviyesi yaklaşık her beş kişiden birinde görülebilir.

Lp(a), kanda kolesterol taşıyan bir parçacıktır. "Kötü" kolesterol olarak bilinen düşük yoğunluklu lipoproteinlere benzer, ancak ek bir protein içerir. Lp(a) konsantrasyonu büyük ölçüde genetik faktörlerle belirlenir ve genellikle belirgin bir belirtiye neden olmaz.

Araştırmacılar, ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin üç büyük çalışması olan ACCORD, PEACE ve SPRINT'e katılan 20.070 kişinin daha önce toplanmış plazma örneklerini analiz etti. Katılımcıların ortalama yaşı 65,2 idi ve %64,9'u erkekti. Yaklaşık dört yıllık takip süresi boyunca 1.461 ciddi kalp-damar olayı meydana geldi.

Lp(a) seviyesi 175 nmol/L'nin altında olmayan katılımcılarda, ciddi kalp-damar olayları riski %31, kalp-damar hastalığından ölüm riski %49 ve inme riski %64 daha yüksekti. Ancak yüksek Lp(a) seviyesi, kalp krizi riskinin artmasıyla ilişkilendirilmedi.

Bu ilişki, halihazırda kalp-damar hastalığı olan kişilerde daha güçlüydü. Araştırmacılar, Lp(a) seviyesinin basit bir kan testiyle belirlenebileceğini belirtiyor. Yüksek seviye tespit edilirse, hastaların doktorlarıyla birlikte LDL kolesterol seviyesi gibi diğer risk faktörlerini kontrol etmeleri önerilir.

Sonuçlar, Montreal'de düzenlenen Kalp-Damar Anjiyografi ve Girişimler Derneği'nin (Society for Cardiovascular Angiography & Interventions) bilimsel oturumunda sunuldu. Araştırmanın yazarlarından biri, Dallas'taki Baylor Scott & White'dan girişimsel kardiyolog Subhash Banerjee'dir.