Hindistan'da son çeyrekte GSYİH büyümesi yüzde 7,8 ile beklentileri aştı. Ancak bu gösterge toplumda büyük tartışma yarattı. Eski maliye bakanı Subash Garg bunu 'hile' olarak nitelendirerek gerçek büyümenin yalnızca yüzde 2,6 olduğunu söyledi. Ona göre hükümet, bu yılki göstergeyi yükseltmek için geçen yılki GSYİH'yi olduğundan düşük gösterdi. Bu açıklama televizyonda yayınlandıktan sonra hızla yayıldı. Hükümet destekçileri bu suçlamaları reddederken, eleştirmenler sorunun temel nedeninin verilerin şeffaflık ve güvenilirlik eksikliği olduğunu söylüyor. Son on yılda hükümetin veri metodolojisini değiştirdiği, önemli anketleri ertelediği ve rahatsız edici sonuçları gizlemeye çalıştığı yönünde suçlamalar var. Uluslararası Para Fonu, Kasım 2023'te Hindistan'ın ulusal hesaplarını dört puanlık ölçekte 'C' olarak değerlendirdi. Bu, en düşük ikinci not. Fonun raporunda metodolojinin eski olduğu, üretim ve harcama yönünden hesaplanan GSYİH arasındaki tutarsızlıklar vurgulandı. Hindistan'ın istatistik sistemi eskiden saygın olmasına rağmen, son yıllarda ona olan güven azaldı. Ekonomist R. Nagaraj, hükümetin gerçeği gizlemeye çalıştığını söylüyor. Ona göre, istihdam, yoksulluk, sağlık ve tüketim verilerinin metodolojisi değiştirildi ve bazı anketleri yöneten uzmanlar işten çıkarıldı. 2019'da hükümetin, işsizlik oranının 45 yılın en yüksek seviyesine ulaştığını gösteren resmi raporu yayınlamadığı ortaya çıktı. Ulusal İstatistik Komisyonu'ndan iki uzman protesto ederek istifa etti. 2021'de ise bağımsızlıktan bu yana ilk kez nüfus sayımı ertelendi. Ekonomistlere göre, eski demografik veriler sosyal yardımların adaletsiz dağılımına yol açıyor. Nagaraj, 2014'te GSYİH hesaplama komitesinde çalıştığını ancak komitede tartışılan rakamlar ile nihai rapordaki rakamların uyuşmadığını söylüyor. Bir gösterge yüzde 108'e fırlamış. Ancak hükümet ekonomistleri bu eleştirileri reddediyor. Başbakanlık Ekonomik Danışmanlar Konseyi üyesi Shamika Ravi bu tartışmayı 'gürültülü ve cahilce' olarak nitelendirerek eleştirilerin arkasında siyasi görüşler olduğunu söyledi. IMF'nin 'C' notunun Çin'in istatistiklerine de verildiğini ve metodolojideki değişikliklerin tam da IMF'nin önerdiği gibi olduğunu belirtti. Bu tartışmaların arka planında genç Hintlilerin hoşnutsuzluğu var. Bu yıl gençler sokaklara çıkarak eğitim ve iş bulma sistemindeki eksiklikleri eleştirdi. Azim Premji Üniversitesi'nin raporuna göre, 25 yaş altı mezunların yaklaşık yüzde 40'ı işsiz. Hükümete bağlı bir analiz merkezinin verilerine göre ise 15-29 yaş arası 87 milyon Hintli ne okuyor ne çalışıyor ne de mesleki eğitim alıyor. Ekonomistlere göre, yanlış veriler kalitesiz politikalara yol açıyor. Ekonomist Rithika Khera kitabında verilerin politikayı yönlendiren bir işaret fişeği olduğunu söylüyor. Nüfus sayımının gecikmesi nedeniyle kentleşme ve okuryazarlık göstergelerinde eksiklikler olduğunu, hükümetin eski verilere dayanarak gıda sübvansiyonlarını dağıtırken yaklaşık 100 milyon kişinin kapsam dışı kaldığını hesapladı. Bu tartışma Sri Lanka'da da dikkat çekti. Yerel Daily FT gazetesi, Hint 'tiyatral gösterisinin' tekrarlanmaması çağrısında bulundu.