Bilim dünyasında "inflamasyon yaşlanması" (inflammaging) olarak adlandırılan düşük yoğunluklu kronik sistemik iltihap, yaşlanmayı hızlandırıyor ve hastalık riskini artırıyor. Bu bilgiyi infohub.kz sitesi aktarıyor.
Yaş ilerledikçe insan bağışıklık sistemi, kalıcı ve düşük düzeyli bir iltihaba yol açan değişimler geçiriyor. Enfeksiyon veya travma durumunda ortaya çıkan akut reaktif formdan farklı olarak bu süreç, belirgin semptom odakları olmadan ilerliyor ve vücut dokularını yavaş yavaş tahrip ediyor.
Uzmanlar, inflamasyon yaşlanmasının gelişiminde temel faktörlerin hücresel yaşlanma, telomerlerin kısalması, oksidatif stres ve mitokondri işlev bozukluğu olduğunu belirtiyor. Giderek biriken yaşlanmış hücreler bölünme yeteneğini kaybediyor ve komşu sağlıklı dokulara zarar veren bir dizi iltihap molekülü salgılıyor. Bu durum, dayanıklılığın azalmasının yanı sıra kalp-damar patolojileri, nörodejeneratif bozukluklar ve metabolik rahatsızlıkların gelişimiyle de yakından ilişkili. İltihap zemininin sürdürülmesine visseral obezite, hareketsizlik, kronik psiko-duygusal stres ve bağırsak mikrobiyotasının yaşa bağlı değişimleri de katkıda bulunuyor.
Gerontoloji alanında bu olguyla mücadele yöntemleri yoğun biçimde araştırılıyor. Bunlar arasında yaşlanan hücreleri ortadan kaldırmak için senolitiklerin, otofaji ve metabolizma düzenleyicilerinin kullanımı ile bağırsak mikrobiyomunun düzeltilmesi yer alıyor. Araştırmacılar, sistemik iltihap düzeyini düşürmenin en erişilebilir yollarının düzenli fiziksel aktivite ve lif açısından zengin dengeli bir beslenme olduğunu vurguluyor.


