Kazakistan'da ipotek kredisi faiz oranlarında kademeli bir düşüş bekleniyor, ancak bu süreç yavaş ilerleyecek ve zaman alacak. Yıl içinde bazı piyasa programlarında ucuzlama yaşanabilir, infohub.kz sitesi bildiriyor.

Kazakistan Ulusal Bankası, temel faiz oranını art arda ikinci ay düşürdü: Haziran'da %17'ye, Temmuz'da ise %16,75'e geriledi. Genellikle bunun ardından ikinci düzey bankalar kredi ve mevduat faizlerini ayarlar. Ancak şu anda kredilerde toplu bir ucuzlama beklenmemeli.

"Krysha" portalının belirttiğine göre uzmanlar, düşüşün kademeli olacağını düşünüyor. Kazakistan Finansçılar Birliği (AFK) baş analisti Ramazan Dosov, piyasa ipoteklerinin (yani bankaların imtiyazlı programlar dışında kendi başlarına verdikleri kredilerin) maliyetinin düşmesi için şu anda ön koşullar olduğunu ifade ediyor.

Kilit nokta, ticari ipoteklerin yeni kredilerin yalnızca %15'ini oluşturması, geri kalanının imtiyazlı programlar olması. Bu nedenle önümüzdeki yıl içinde kredilerde hızlı bir ucuzlama beklenmemeli. Analist, "İpotek uzun vadeli bir üründür, bu yüzden bankalar yalnızca mevcut para maliyetini değil, aynı zamanda enflasyonu, kaynak maliyetini ve riskleri de dikkate alır" diye vurguluyor.

Ekonomist Eldar Şamsutdinov bu görüşe katılıyor. Temel faiz oranının yalnızca para maliyeti için bir gösterge olduğunu, ancak bankaların ipotekleri bu oranla finanse etmediğini, mevduat, tahvil, öz sermaye ve diğer kaynakları kullandığını açıklıyor. Bu kaynakların maliyeti gecikmeli olarak düşer.

Ekonomist, "Her şey aşamalı olarak ilerliyor: önce para piyasası faizleri değişir, ardından mevduat ve tahvil getirileri, sonra bankaların fonlama maliyeti ve en son ipotek faizleri. Bu süreç birkaç çeyrek sürebilir" diye açıklıyor.

Ayrıca konuşmacı, önümüzdeki yıl yalnızca bazı piyasa programlarının, özellikle yüksek peşinat ve iyi kredi geçmişi olan borçlular için ucuzlayabileceğini öne sürdü.

Uzmanlar, Kazakistan vatandaşları için ipoteklerin ucuzlayabileceğini, ancak bunun için birkaç koşulun bir araya gelmesi gerektiğini düşünüyor: enflasyonun düşmesi, temel faiz oranının daha da azalması ve bankaların uzun vadeli fonlama maliyetinin düşmesi.

Bu nedenle uzmanlar, yalnızca daha ucuz ipotek beklentisiyle ev alımını ertelemeyi önermiyor. Onlara göre, ev satın almak gerçek bir ihtiyaç olduğunda yapılmalı. İdeal anı veya faiz indirimlerini beklemek anlamsız: bir yıl içinde fiyatlar artabilir ve banka koşulları sıkılaşabilir. Önemli olan, ailenin mali imkanlarına dayanmak, hem gereksiz gecikmelerden hem de ödenemeyecek kredilerden kaçınmaktır.

Hatırlatmak gerekirse, 2027 yılında ipotek verilmesine ilişkin kurallarda, özellikle kredinin maksimum yıllık efektif faiz oranının belirlenmesiyle ilgili değişiklikler bekleniyor.