Oxford Üniversitesi araştırmacıları, T hücrelerinin tümöre saldırma veya geri çekilme kararı verdiği nano ölçekli temas noktalarını keşfetti. Bu keşif, kanser hücrelerinin bağışıklık tepkisini nasıl baskıladığını açıklıyor ve daha etkili immünoterapi ilaçlarının geliştirilmesine yardımcı olabilir. infohub.kz sitesinin haberine göre.

T hücresinin potansiyel bir hedefle her etkileşimi, hızlı bir dizi moleküler kararla başlar. İmmün hücre, birkaç saniye içinde saldırıya başlayıp başlamamaya veya geri çekilmeye karar vermelidir. T hücreleri çok güçlüdür, bu nedenle yanlış değerlendirme ciddi doku hasarına yol açabilir. Ancak kanser hücreleri, bağışıklık sistemini etkisiz hale getirmek için bir dizi hileye sahiptir ve tüm bu süreçler hücrelerin temas noktasında gerçekleşir.

T hücreleri çevreleriyle, mikrovillus adı verilen parmak benzeri uzantılar aracılığıyla etkileşime girer. Bu uzantılar, hedef hücrelerle nano ölçekte sıkı temaslar oluşturur. Bu temaslarda T hücresi reseptörleri ve PD-1 gibi immün kontrol noktaları bulunur. Bilim insanları, hücrelerin farklı reseptörlerden gelen zıt sinyalleri nasıl birleştirdiğini çözmeye çalıştı.

Araştırmacılar, reseptör sayısı, alan uzunluğu, ligand bağlanma afinitesi ve hücre morfolojisi gibi çeşitli parametreleri değiştirdi. Sıkı temas oluştuktan hemen sonra PD-1 sinyal yolunun aktive olduğunu ve T hücresi aktivasyonunu baskıladığını buldular. Temas noktasında tümör hücresi, T hücresi yüzeyindeki PD-1 reseptörünü kullanarak tümörü yok etmeyi engelleyen bir fren sinyali başlatabilir. Bu numara, kanserin bağışıklık sistemi tarafından fark edilmeden çoğalmasını sağlar.

PD-1 aktivasyonundan sonra, ek sıkı temasların oluşumu engellendi ve T hücresi reseptör sinyalinin süresini sınırlayan sinyal molekülü SHP2 çekildi. Çalışma ayrıca, nivolumab olarak bilinen PD-1 kontrol noktası inhibitörünün belirli koşullar altında, bloke etmesi gereken sinyal yolunu kısa bir süreliğine aktive ettiğini ortaya koydu. Bilim insanları, bu keşfin, immün kontrol noktası inhibitörlerini hedef alan yeni nesil ilaçların geliştirilmesine temel oluşturabileceğini düşünüyor.