Kazakistan'da sorunlu kredileri bulunan vatandaşlar için umut verici bir gelişme yaşanıyor: Ülkede, kredi borçlarının silinmesi durumunda bireysel gelir vergisinin (İPV) ödenmesine ilişkin kuralların değiştirilmesi öneriliyor. Dolandırıcılık mağdurlarının ve zor durumdaki borçluların vergiden tamamen muaf tutulması planlanıyor. Bu bilgi infohub.kz sitesinde yer aldı.
Konu, Ulusal Ekonomi Bakanı Serik Jumangarin başkanlığında toplanan Vergi Kanunu uygulama proje ofisi toplantısında ele alındı. Şu anda bankanın sildiği borç, belirli durumlarda gerçek kişinin geliri olarak kabul ediliyor ve bu da İPV ödeme yükümlülüğü doğurabiliyor. Vergi muafiyeti yalnızca belirli durumlarda geçerli.
Finansal Piyasaları Düzenleme ve Geliştirme Ajansı (FPRDA) ile Kazakistan Finansçılar Birliği, dolandırıcılar tarafından alınan krediler de dahil olmak üzere, tahsil edilemeyen kredilerin silinmesinde vatandaşların İPV'den tamamen muaf tutulmasını önerdi.
Ancak muafiyet herkesi kapsamayacak. Jumangarin, kişinin objektif olarak kredi ödeyemediği durumlar ile bankanın kendi ticari çıkarları doğrultusunda borcu silmeye karar verdiği durumların ayrılmasını önerdi. Bakana göre, dolandırıcılık mağdurları ve gerçekten zor durumda olan vatandaşlar, borç silindikten sonra İPV'den tamamen muaf tutulmalı.
Ancak bu avantajın her kredi silinmesine otomatik olarak uygulanması önerilmiyor. Jumangarin, bankanın kendi bilançosunu düzeltmek ve karşılıkları eritmek için ticari bir krediyi silmesi durumunda, devlet bütçesinin otomatik olarak vergi gelirinden mahrum kalmaması gerektiğini belirtti.
Şimdi devlet kurumları ve FPRDA'nın hesaplamalar yapması ve 'ağır yaşam koşulları' olarak kabul edilecek durumların kapsamlı bir listesini belirlemesi gerekiyor. Olası kriterler arasında engellilik, çalışma gücünün kaybı, mal varlığı ve gelirin olmaması sayılıyor.
Toplantıda ayrıca borçlanma senetlerindeki iskonto (disagio) vergilendirmesi de ele alındı. Vergi Kanunu'nun genel tanımına göre iskonto, faiz geliri olarak kabul edilir. Ancak menkul kıymetin itfasında, varlık satışı olmamasına rağmen fiilen değer artışı olarak değerlendirilir. Sonuç olarak, ekonomik açıdan aynı gelir farklı vergi sonuçları doğurabiliyor.
Bu çelişkiyi gidermek için, itfada iskontonun borçlanma senetlerinde faiz geliri olarak korunması önerildi. Ulusal Ekonomi Bakanlığı, bunun kupon ve iskonto gelirlerinin vergilendirilmesini birleştireceğini ve Kazakistan borsalarındaki yatırımcılar için eşit koşullar sağlayacağını umuyor.


