Kulakta çınlama ve baş dönmesini çoğu kişi alışkanlıkla "damarlara" ve dolaşım bozukluğuna bağlar; ancak bu varsayımlar sıklıkla yanlış çıkar. Baş dönmesi konusunda uzmanlaşan Sankt-Peterburglu otonörolog Yekaterina Safronova'ya göre bu semptom kombinasyonu çoğu zaman iç kulak hastalıklarıyla ilişkilidir. Doktor ilgili paylaşımı Threads'te yayımladı, infohub.kz sitesi aktarıyor.

İlk durum Meniere hastalığıdır. İç kulakta aşırı sıvı birikmesiyle ilişkilidir. Genellikle şiddetli baş dönmesi nöbetleri, çınlama ve kulakta dolgunluk hissi ile işitme kaybına yol açar. Semptomlar çoğunlukla tek taraflı ortaya çıkar. Doktora göre nöbet 20 dakikadan 12 saate kadar sürebilir.

İkincisi labirentittir, yani iç kulağın iltihabı. Şiddetli baş dönmesi, kulakta çınlama, işitme kaybı ve ateş yükselmesiyle seyreder. Hastaneye yatış gerekebilir.

Üçüncüsü, iç kulağın akut kanlanma bozukluğu olarak adlandırılan labirent enfarktüsüdür. "Şiddetli baş dönmesi, tek kulakta çınlama ve ani işitme kaybı karakteristiktir. Derhal ambulans çağır!" diye tavsiye ediyor doktor.

Dördüncüsü üst yarım daire kanalı dehisansıdır. Bu durumda iç kulakta ek bir patolojik "pencere" oluşur. Bu nedenle yüksek ses, öksürme, hapşırma veya ıkınma baş dönmesini tetikleyebilir. Bazı kişilerde sıra dışı bir semptom görülür: göz hareketi veya kalp atışı gibi kendi vücutlarındaki sesleri duymaya başlarlar.

Kulakta çınlama ile baş dönmesinin bir arada görülmesi, olası nedeni belirleyecek bir uzman değerlendirmesi gerektirir.

Hastanın sürekli başının döndüğü, ancak beyinde herhangi bir hasar bulunmadığı durumlar da olur. Kursiv Health, bu durumun çoğu zaman sözde fonksiyonel baş dönmesiyle ilişkili olduğunu yazmıştı.