Birinci ve İkinci Dünya Savaşları sırasında batan gemiler ve denizaltılar Kuzey Denizi'nin ekosistemi için hâlâ tehdit oluşturuyor: gövdelerinden suya toksik trinitrotoluen sızıyor ve bu durum deniz ekosistemini tehlikeye atıyor, infohub.kz sitesi bildiriyor.
Aarhus Üniversitesi'nden Katrine Juul Andresen liderliğindeki uluslararası bir bilim insanı ekibi, Danimarka kıyıları açıklarında batık Alman denizaltısı UC-30'un bulunduğu bölgede patlayıcı madde izleri tespit etti. Kirliliğin boyutunu değerlendirmek için araştırmacılar mavi midyeleri kullandı. Biyolojik testler, yumuşakçalarda toksin atılımına yönelik enzimatik süreçlerin bozulduğunu ve enerji rezervlerinin azaldığını gösterdi.
Uzmanlar, gemi gövdeleri parçalandıkça TNT, trinitrotriazin ve dinitrobenzen gibi tehlikeli bileşiklerin sızıntısının artacağını belirtiyor. Bu kimyasallar toksik ve kanserojen özelliklere sahip olup, ticari balıkçılık da dahil olmak üzere besin zinciri için tehdit oluşturuyor.
Danimarka sularında 10 binden fazla batık gemi bulunuyor ve bunların yaklaşık %15'i dünya savaşları dönemine ait. Mühimmatın acil çıkarılması büyük maliyetler gerektirdiğinden, bilim insanları çevre için en büyük tehdidi oluşturan bölgeleri belirlemeye ve hedefli kararlar almaya çalışıyor.


