Avustralya'nın eski başbakanı Paul Keating, siyasi mirasını korumaya çalışırken ülkenin geleceği hakkındaki görüşlerini dile getirmeye devam ediyor. 1990'larda İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth ile Balmoral Şatosu'nda, Kraliçe'nin büyük büyükannesi Kraliçe Victoria'nın en sevdiği odada gerçekleşen görüşmeyi hatırlıyor. Keating, Kraliçe'ye Avustralya'nın artık ona ihtiyacı olmadığını iletmeye gittiğini söylüyor. "Bana 'Ailem ve ben Avustralya için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz' dedi. Ben de ona çıkış yolunu önerdim," diyor Keating. Görüşmenin ardından yazdığı notta monarşinin kalıtsal doğasını "modern meşruiyetten yoksun, hatta trajik" olarak nitelendirdi.

Sydney Üniversitesi'nden Profesör James Curran ile yaptığı röportajda Keating, siyasi görüşlerini savunmaya devam ediyor. 30 yıl önce iktidardan ayrılmasına rağmen, görüşlerinin ülkenin geleceği olduğuna inanıyor. Keating'e göre Avustralya, Asya'dan korunmak için değil, Asya ile birlikte güvenlik aramalı; cumhuriyet olmalı ve Aborijin tarihiyle yüzleşme yoluna girmelidir. "Ülke hakkındaki vizyonum, ülkenin kendisi hakkındaki vizyonundan daha büyüktü, ancak bu vizyon asla zayıflamadı," diyor.

Keating 80 yaşına yaklaşıyor, sesi zayıfladı ama keskin zekâsı hâlâ yerinde. "Utangaçlık, damarlarımızda virüs gibidir" diyor. Curran'ın yeni kitabı "Grand Ambition: Paul Keating's Global Vision for Australia"da Keating'in siyasi mirasının temel belgelerine özel erişim sağlandığı belirtiliyor. Keating, görev süresi boyunca önemli politikalara ilişkin notları özenle saklamış; her dosyada ilgili belgeler, diplomatik telgraflar, danışman notları ve gazete makaleleri bulunuyor. Hepsi "PJ KEATING PERSONAL COLLECTION" mührüyle işaretlenmiş.

Konuşmanın sonunda Keating, gençlere yönelik çağrısında cumhuriyet, Aborijinlerle uzlaşma ve adil bir toplum inşa etme temalarını yineledi. Ayrıca Beyaz Saray'ın mevcut sahibinin dış politikasını desteklediğini belirtti: "Trump üçüncü dünya savaşını önlemek istiyor." Yapay zekânın yükselişini "elektriğin keşfinden bu yana en büyük değişim ajanı" olarak nitelendirdi. Keating, 1992'de Anzak Günü'nde Kokoda'da yaptığı konuşmada şöyle demişti: "Hepimiz için, özellikle genç Avustralyalılar için, kimseye bağımlı olmayan bağımsız bir Avustralya'ya inanmak önemlidir. Genç Avustralyalıların geçmişi anlamlı, geleceği anlamsız olmasına izin veremeyiz: onların geleceği anlamlı olmalıdır."