Travmatik olayların mağdurları neden sıklıkla tutarsız ifadeler verir ve çevrelerindekiler için beklenmedik davranışlar sergiler? Psikoloji uzmanları, travmanın beynin işleyişini değiştirerek hafızayı bozduğunu ve yanlış yorumlanabilecek tepkilere yol açtığını belirtiyor. Bu bilgileri infohub.kz sitesi aktarıyor.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, dünya genelinde insanların yaklaşık %70'i travmatik olaylarla karşılaşıyor. Mağdurların anlattıkları, çelişkili ayrıntılar nedeniyle hukukçular, gazeteciler ve yakınları tarafından sıklıkla sorgulanıyor. Psikologlar, travma sırasında duygulardan sorumlu amigdalanın aşırı yüklendiğini ve hipokampüsün tutarlı bir anlatı oluşturamadığını açıklıyor. Sonuç olarak anılar, dağınık parçalar, kokular ve duygular halinde saklanıyor. Kişi, olayı sanki şu an oluyormuş gibi yeniden yaşayabiliyor.
Klasik "savaş ya da kaç" tepkilerinin yanı sıra, insanlar sıklıkla donma tepkisi veya "yaltaklanma" (fawn response) gösterebiliyor; bu durumda mağdur, tehdidi azaltmak için dışarıdan sakin görünüp saldırgana boyun eğiyor. Çevresindekiler bu davranışı yanlışlıkla yalan olarak değerlendirebiliyor; oysa asılsız suçlamaların oranı yalnızca %2 ile %10 arasında. Uzmanlar, empatiyi artırabilecek ve insanların iyileşme sürecini destekleyebilecek travma bilinçli bir yaklaşımı benimsemeye çağırıyor.


