Genellikle enfekte bir sivrisineğin ısırığı sıtma riski anlamına gelir. Bilim insanları, parazitle temasın faydaya dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğini, yani vücudun hastalığa yakalanmadan bağışıklık sistemini ekstra eğitip eğitemeyeceğini test etmeye karar verdi. Walter ve Eliza Hall Tıbbi Araştırma Enstitüsü'nden (WEHI) araştırmacılar tam olarak bu yaklaşımı fareler üzerinde denedi ve sonuçları infohub.kz sitesi bildirdi.
Enfekte bir sivrisineğin ısırığından sonra sıtma paraziti önce karaciğere girer. Orada çoğalır, ardından kana geçer ve kırmızı kan hücrelerini enfekte eder. Sıtma belirtilerine yol açan kan aşamasıdır. Araştırmacılar paraziti karaciğerdeki geç aşamada, kana geçmeden önce durdurmaya karar verdi. Bunun için plazmepsin IX ve plazmepsin X adlı iki parazit enziminin çalışmasını engelleyen deneysel ilaçlar kullandılar. Böylece parazitin karaciğerde yeterince uzun süre gelişmesine ve çoğalmasına izin verildi, ancak hastalığa neden olan aşamaya geçmesi engellendi.
Bilim insanlarının planına göre bu yaklaşım, bağışıklık sisteminin sıtma parazitini daha iyi "tanımasını" sağlıyor. Parazit enfeksiyondan hemen sonra yok edilirse, vücut nispeten az sayıda yabancı proteinle (antijen) karşılaşır. Parazit karaciğer aşamasının büyük bir kısmını tamamlarsa, bağışıklık sistemi daha güçlü bir sinyal alır ve kendini savunmayı öğrenir. Farelerde bu uygulamanın ardından antikorlar, CD8+ T hücreleri ve karaciğerde kalan bağışıklık hafıza hücreleri dahil olmak üzere bağışıklık tepkisinin çeşitli bileşenleri tespit edildi.
Ardından araştırmacılar fareleri tekrar enfekte sivrisineklere maruz bıraktı. Bu sefer parazitle temas normal enfeksiyon gelişimine yol açmadı. Bunun yerine, önceden oluşmuş bağışıklık tepkisini ek olarak uyardı. Alışılmadık bir düzen ortaya çıkıyor: ilaçla yapılan ilk parazit teması aslında bağışıklık oluşturmak için kullanılıyor ve sonraki temaslar güçlendirici doz olarak işlev görebiliyor. Yazarlar bu kavramı kemovasinasyon, yani ilaç yardımıyla aşı benzeri bağışıklık oluşturma olarak adlandırıyor.
Farelerde oluşan bağışıklık 21 aya kadar korundu; bu, yaşamlarının önemli bir bölümü. Teorik olarak bu, sıtmanın yaygın olduğu bölgelerdeki insanlar için avantaj sağlayabilir. Parazitle sonraki temaslar tekrar tekrar enfeksiyon haline gelmek yerine bağışıklığı ek olarak destekleyebilir. Ancak bu şimdilik sadece deneysel bir kavram. Araştırma yalnızca fareler üzerinde yapıldı, bu nedenle aynı etkinin insanlarda görülüp görülmeyeceği bilinmiyor.


