Pasifik Okyanusu'ndaki su sıcaklığı beklenen zirveye ulaşmadan rekor seviyeye yükseldi. Bu, "süper El Niño" olgusunun etkisinin dünyanın birçok bölgesinde şimdiden hissedildiğini gösteriyor; infohub.kz sitesi bildiriyor.
El Niño'nun en yaygın sonuçlarının yıl sonuna doğru ve 2027'ye kadar görülmesi beklenirken, etkisi şimdiden gezegenin dört bir yanında hissediliyor. Ancak El Niño'nun gücü, belirli bir bölgedeki zararın boyutunu otomatik olarak belirlemiyor. Her olayın bölgesel etkisi birbirinden önemli ölçüde farklılık gösterebiliyor.
Yine de önceki süper El Niño'larla karşılaştırıldığında bazı ortak örüntüler oluşuyor. 1997-98 olayında Güneydoğu Asya'daki şiddetli kuraklık geniş çaplı turba ve orman yangınlarına yol açtı, Doğu Afrika'nın bazı bölgeleri ise ağır sel felaketiyle karşılaştı. Bu olay, 1998'in o dönemdeki en sıcak yıl olarak tarihe geçmesine de katkıda bulundu.
Benzer bir durum 2015-16 El Niño'sunda da tekrarlandı. Güneydoğu Asya'nın bazı bölgelerinde şiddetli kuraklık ve orman yangınları yeniden yaşandı, Güney Afrika ise onlarca yılın en ağır kuraklıklarından birini geçirerek büyük bir insani krize sürüklendi.
Bir diğer tekrarlayan işaret de tropikal siklon aktivitesi. Güçlü El Niño genellikle Atlantik Okyanusu'ndaki fırtınaları dizginlerken, Pasifik Okyanusu'nun bazı bölgelerinde bunların aktivitesini artırıyor. Bu örüntü 2026'da da gözlendi.
Dünya Meteoroloji Örgütü'nün açıklamasına göre birçok bölgede kuraklık ve sele bağlı kesintiler kaydediliyor; Doğu Afrika ile Asya-Pasifik bölgesinin bazı kısımlarında ise gıda güvenliğine ilişkin endişeler artıyor.
Avrupa Orta Vadeli Hava Tahminleri Merkezi ile ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi'nin tahminleri, El Niño'nun aralıkta zirveye ulaşma olasılığının yüksek olduğunu gösteriyor.
Doktor Hausfather'a göre son tahminler "şaşırtıcı" ve yeni rekorları "belirgin bir farkla" kırabilir.


