Birçok kişi, göz kapaklarının ağırlaştığı ve gözlerin kendiliğinden kapandığı hissini bilir. Bilim insanları uzun süredir beyne uyku ihtiyacı sinyalini gönderen mekanizmayı araştırıyor. Çinli bilim insanlarının yeni bir araştırması, bu süreçte az bilinen bir molekül olan triptaminin önemli bir rol oynayabileceğini gösterdi, infohub.kz sitesinin bildirdiğine göre.

Çalışmanın sonuçları Nature Neuroscience dergisinde yayımlandı. Araştırmacılar, uyku isteğinin uyanıklık süresi arttıkça güçlendiği homeostatik uyku basıncı sürecini inceledi. Deneyler gece hayvanları (fareler) ve gündüz hayvanları (domuzlar) üzerinde gerçekleştirildi.

Daha önce bu sürecin ana kimyasal sinyalinin adenozin olduğu düşünülüyordu, ancak adenozin beynin uyku zamanının geldiğini nasıl anladığını tam olarak açıklayamıyordu. Yeni çalışmada bilim insanları olası bir başka katılımcıyı daha keşfetti: triptamin. Bu madde daha önce fizyolojik rolü bilinmeyen, az araştırılmış bir nöromodülatör olarak kabul ediliyordu.

Deneyler, uyanıklık sırasında triptamin seviyesinin kademeli olarak arttığını gösterdi: hayvanlar ne kadar uzun süre uyanık kalırsa, beyin omurilik sıvısındaki konsantrasyonu o kadar yükseliyordu. Ayrıca triptaminin, hipotalamusun uyku düzenlemesinin ana merkezlerinden biri olan preoptik bölgesinde bulunan GPR139 reseptörüne etki ettiği ortaya çıktı. Bu reseptörün aktivasyonu, uykuya geçişten sorumlu nöronların çalışmasını güçlendiriyordu.

Bilim insanları triptamin sentezini bloke ettiğinde veya GPR139 reseptörünü kapattığında, hayvanlar zorunlu uyanıklık döneminden sonra uykuyu çok daha kötü bir şekilde telafi etti ve doğal uyku yoksunluğu telafi mekanizması bozuldu. Buna karşılık, GPR139'u aktive eden ilaçlar her iki hayvan türünde de uyku süresini artırdı ve uyku kalitesini iyileştirdi.

Yazarlar, triptaminin uykusuzluk ilaçlarının geliştirilmesi için yeni bir hedef olabileceğini düşünüyor. Mevcut uyku ilaçlarının çoğu sinir sistemini genel olarak etkiliyor ve yan etkilere veya bağımlılığa neden olabiliyor. Yeni yaklaşım, potansiyel olarak beynin vücudun uyku zamanının geldiğine kendi kendine karar verdiği doğal mekanizmaya müdahale etmeyi sağlayabilir.

Ancak keşfin klinik pratiğe uygulanması için henüz erken: tüm ana deneyler fareler ve domuzlar üzerinde yapıldı. Çalışma insanları içermiyor ve GPR139 reseptörünü etkileyen ilaçların güvenli ve etkili olacağını kanıtlamıyor. Yazarlar, triptaminin muhtemelen uykuyu düzenleyen tek molekül olmadığını, adenozin dahil diğer maddelerle birlikte çalışarak karmaşık bir uyku kontrol sistemi oluşturabileceğini vurguluyor. Bir sonraki adım, insanları içeren araştırmalar ve potansiyel ilaçların klinik denemeleri olmalıdır.