Uganda hükümeti, ülkede yaklaşan petrol üretimine hazırlık kapsamında ham petrol karışımına 'Pearl Sweet' adını verdi. Bu bilgiyi infohub.kz sitesi duyurdu.
Çarşamba günü düzenlenen etkinlikte yetkililer, bu ismin Uganda'nın petrol üreticisi bir ülke olarak şekillenmesinde önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. İsim, Winston Churchill'in Uganda'yı 'Afrika'nın incisi' olarak tanımlamasından esinlenerek seçilirken, 'sweet' kelimesi karışımın düşük kükürt içeriğine işaret ediyor.
Enerji Bakanlığı'na göre isim, ulusal kimlik ile ticari özellikleri birleştiriyor ve gelecekte petrol satışı ile alıcılarla iletişim kurulmasına yardımcı olacak. Uganda'nın yaklaşık 1,6 milyar varil geri kazanılabilir petrol rezervine sahip olduğu tahmin ediliyor.
Projede en büyük paya sahip olan Fransız TotalEnergies şirketinin yanı sıra Çin'in CNOOC şirketi de yer alıyor. Uganda, ulusal petrol şirketi aracılığıyla projelerin yüzde 15'ine sahip. Uganda Devlet Başkanı Yoweri Museveni bu adımı ülkenin petrol ve gaz kaynaklarının geliştirilmesinde önemli bir aşama olarak nitelendirdi.
Üretimin günlük yaklaşık 230 bin varile ulaşması beklenirken, karışımın ihracatı CNOOC ve TotalEnergies projeleri aracılığıyla gerçekleştirilecek. Düşük kükürt içeriği, karışımı çevre dostu ve küresel pazarda rekabetçi kılıyor.
Ancak projeler hukuki ve diğer engellerle karşı karşıya. Çevreciler ve aktivistler, boru hattının Paris İklim Anlaşması'na aykırı olduğunu belirterek karşı çıkıyor. TotalEnergies şirketine karşı Fransa'da gıda ve toprak haklarını ihlal ettiği iddiasıyla birden fazla dava açıldı.
Petrol kuyuları Batı Uganda'daki Murchison Şelaleleri Milli Parkı'nda açılıyor; bu bölge ekolojik olarak hassas. Boru hattı orman rezervleri ve avlanma alanlarından geçerek 40 milyon kişiye su kaynağı olan Victoria Gölü kıyısını takip ediyor. Uganda hükümeti itirazlara kızarak iklim kampanyalarını ülkenin iç işlerine müdahale olarak görüyor.


