Yeni Anayasa, sivil toplumun ülke yaşamına katılım olanaklarını genişletiyor; ancak bir sonraki önemli adım, yerleşik normların pratikte tam olarak işlemesini sağlamak, infohub.kz sitesi bildiriyor.

Bunu, Astana'daki "ORDA" Otizmli Çocukların Ebeveynleri Derneği Başkanı Saltanat Esmaganbetova anlattı.

Esmaganbetova'ya göre, yeni Anayasa'nın kabulü Kazakistan'ın daha da gelişmesinde önemli bir aşama oldu. "Yeni Anayasa, Kazakistan'ın gelişiminde vatandaşların haklarını, devlet kurumlarını ve sivil toplumu güçlendirmeyi amaçlayan önemli bir aşamadır. İnsan haklarının korunmasını, vatandaşların kamusal yaşama katılımını ve devlet kurumlarının sorumluluğunu güçlendiren hükümler özellikle önemlidir" dedi.

Uzmana göre, devlet ile toplum arasındaki etkileşimin değişmesi ayrı bir önem taşıyor. Yeni koşullar, sivil toplum örgütlerinin, vatandaş girişimlerinin ve uzmanların Kazakistanlıların yaşamını etkileyen kararların tartışılmasına katılması için daha fazla fırsat yaratmalıdır.

"Ana değişiklik, devlet ile toplum arasındaki diyalog olanaklarının genişlemesidir. Sivil girişimler, sivil toplum örgütleri ve uzman topluluğu, ülke için önemli kararların tartışılmasına katılmak için daha fazla gerekçeye sahip oluyor" dedi Saltanat Esmaganbetova.

Yeni anayasal hükümlerin pratikte uygulanmasından bahsederken, kamu derneği başkanı devlet organlarının daha fazla açıklığını ve kamusal katılım olanaklarının genişlediğini kaydetti.

Bununla birlikte, ona göre, yeni ilkelerin tam olarak hayata geçirilmesi için yalnızca mevzuatı değiştirmek yeterli değil. Yerleşik uygulamaların ve vatandaşların kendi hak ve yükümlülüklerine karşı tutumlarının değişmesi gerekiyor.

"Bazı değişiklikler, devlet organlarının daha fazla açıklığı ve kamusal katılım olanaklarının genişlemesi şeklinde şimdiden kendini gösteriyor. Ancak anayasal normların tam olarak uygulanması zaman, uygulamaların değişmesi ve en önemlisi vatandaşların hukuk kültürünü gerektiriyor" diye vurguladı.

Saltanat Esmaganbetova, anayasal reformların uygulanmasında sivil toplum örgütlerine özel bir rol veriyor. "Sivil toplum örgütleri, vatandaşlar ile devlet arasında köprü görevi görmeli: insanların gerçek sorunlarını tespit etmeli, çözüm önermeli ve reformların pratikte ne kadar işlediğini denetlemelidir" dedi.

Uzmana göre, bu tür bir etkileşim yalnızca mevcut sorunları belirlemeye değil, aynı zamanda alınan kararların etkinliğini değerlendirmeye olanak tanır.

Saltanat Esmaganbetova, anayasal değişikliklerin uygulanmasının bir diğer önemli koşulu olarak halkın hukuk okuryazarlığını gösterdi.

Ona göre, Temel Yasa bilgisi yalnızca hukuk alanındaki uzmanlar için gerekli değildir. Kişinin kendi haklarını anlaması, çıkarlarını korumasını sağlarken, yükümlülüklerin farkında olması topluma ve devlete karşı sorumlu bir tutum oluşturur.

"Çünkü Anayasa yalnızca avukatlar ve devlet organları için bir belge değildir. Bu, günlük yaşamımızın temelidir. Haklarınızı bilerek onları koruyabilir, yükümlülüklerinizi anlayarak ülkenin kalkınmasına bilinçli olarak katılabilirsiniz" diye sözlerini tamamladı Saltanat Esmaganbetova.