Almatı'da, devlet ihalelerine katılmak için yabancı tıbbi cihazları yerli üretim gibi gösteren Lübnan vatandaşına ceza verildi. Bu bilgiyi infohub.kz sitesi aktardı.
Mahkeme dosyasına göre, 'Farmaktiv' şirketi 1998 yılında Almatı'da kurulmuş ve ilaç sektöründe faaliyet göstermiştir. 2007'den itibaren şirketin müdürü, Kazakistan'da oturma izni bulunan ve 20 yıldan fazla süredir Almatı'da yaşayan Lübnan vatandaşı F.Z. olmuştur. Şirketin tek kurucusu ise yabancı bir firma olarak görünmektedir.
2019'dan itibaren şirketin %99 hissesi, BAE'de kayıtlı ve sanığın kurucusu olduğu bir şirkete, %1 hissesi ise baş muhasebeciye devredilmiştir. Dosyada, 'Aslında şirketin tüm mali ve ticari faaliyetleri F.Z.'nin yönetimi ve kontrolü altındaydı' ifadesi yer almaktadır.
2015 yılında şirket, Güney Koreli bir firmayla distribütörlük anlaşması imzalamış ve kan şekeri ölçüm sistemleri, test şeritleri, kontrol solüsyonları, lansetler gibi ürünlerin Kazakistan'daki tek distribütörü olmuştur. 2016'da kan şekeri ölçüm sistemi Kazakistan'da tıbbi cihaz olarak tescil edilmiş, 2017'de ise 'Farmaktiv' devlet sağlık programı kapsamında test şeritleri ve glukometrelerin tedariki için toplam 937 milyon tengeyi aşan bir ihaleye katılmış, ancak teklifi reddedilmiştir.
Aynı yıl sanığın, ithal tıbbi cihazları yerli üretim gibi göstererek yasa dışı şekilde tescil ettirdiği ve böylece ihalelerde avantaj sağladığı iddia edilmektedir. Dosyada, 'Paralel olarak, Kore'den hazır tıbbi cihazlar ve bileşenlerin hammadde kisvesi altında kaçak yollarla ithal edildiği bir sistem organize edildi' denilmektedir.
Sanık suçunu kabul etmemiş, mahkemede Kazakistan'da test şeritleri ve glukometre üretimini gerçekten organize ettiğini savunmuştur. Ona göre, Kore'den hammadde ve bileşenler satın alınmış, Güney Koreli uzmanlar şirket çalışanlarına levha kesimi ve cihaz montajı konusunda eğitim vermiştir. 2019'da Almatı'da bir üretim atölyesi kurulmuş ve gerekli ekipmanlar satın alınmıştır. Ayrıca, yerel üretimin şirkete devlet alımlarına katılma ve 'SK-Farmatsiya' ile uzun vadeli sözleşme imzalama imkanı tanıyan sertifikayı aldığını iddia etmiştir. Sanık, suçlamaları kabul etmeyerek beraatini talep etmiştir.
Ancak mahkeme, sanığın suçunun incelenen delillerle doğrulandığı sonucuna varmıştır. Sonuç olarak mahkeme, sanığı Kazakistan Ceza Kanunu'nun 190. maddesinin 4. bölümünün 2. fıkrası, 323. maddesinin 2. bölümünün 3. fıkrası ve 234. maddesinin 2. bölümünün 1. ve 4. fıkraları uyarınca suçlu bulmuş ve cezaların birleştirilmesiyle 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırmıştır. Hükümlü, orta güvenlikli bir ceza infaz kurumunda cezasını çekecektir.
Öte yandan, 385. maddenin 3. bölümü ve 236. maddenin 1. bölümü ile ilgili iki ayrı suçlamada ise zamanaşımı nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ayrıca mahkeme, hukuk davalarını kabul ederek hükümlünün Almatı Bölgesi Devlet Gelir Dairesi'ne 571,8 milyon tenge, Sağlık Bakanlığı'na 13,6 milyon tenge ve 'SK-Farmatsiya'ya 413,9 milyon tenge tazminat ödemesine hükmetmiştir. Mahkeme ayrıca hükümlünün parasına, taşınır ve taşınmaz mallarına el konulmasına karar vermiştir.


