Dört çocuk annesi Malak el-Zaanin, ailesiyle birlikte Gazze'de bir çadırda yaşıyor. Komşu mutfaktan aldığı pirinci yedikten sonra kalanını saklamak onun en büyük endişesi. Çünkü buzdolabı yok ve çadırın içi sıcaktan fırına dönmüş durumda. "Çocuklar yine aç kalacak, ama yemek bozulacak," diyor. Malak buzdolabını masa olarak kullanıyor ve ev eşyalarını saklıyor. Bu, Gazze'deki savaştan etkilenen binlerce ailenin günlük hayatından bir kesit. Bu konuda infohub.kz sitesi haber veriyor.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), dizel eksikliği nedeniyle Gazze'de gıda bozulması ve gıda zehirlenmesi riskinin arttığı konusunda uyarıyor. 2026 yılının haziran ayında Gazze'ye sadece 1 milyon litre dizel girdi; bu, gereken miktarın çok altında. Elektriğin sürekli kesilmesi buzdolaplarının kullanılmasını imkansız hale getiriyor.

Malak gibi birçok anne, yemek bulmanın yanı sıra onu saklamak için de mücadele etmek zorunda. "Çocuklarımıza zorla yemek buluyoruz, ama bozulduğunu görmek ne kadar zor," diyor. Sıcaklığın yanı sıra, kirli kamplarda sinekler ve kemirgenler de yiyecekleri bozuyor. Malak bazen bir iki şekele su soğutabiliyor, ancak çoğu zaman güneşte ısınmış sudan başka bir şey yok.

43 yaşındaki Manal Hamad için bir bardak soğuk su bir hayal. Şeker hastalığı ve kalp rahatsızlığı olan Manal, ilaçlarını buzdolabında saklamak zorunda. Bazen buzdolabı olanlardan yardım istiyor, ancak bu da çoğu zaman başarısız oluyor. Bir keresinde 10 şekel ödeyerek saklattığı et bozulmuştu. Çocukları soğuk meyve ve meyve suyu içemiyor; bir kova suya koyarak soğutmaya çalışıyor.

Gazze şehrinin Zeytun semtinde yaşayan Nidal Rafih, buzdolabını konserve ve kişisel eşyalarını sakladığı bir dolap olarak kullanıyor. "Eskiden ihtiyaç duyulan şeyler şimdi ekstra para ödenen şeylere dönüştü," diyor. İsrail ablukası nedeniyle mal ve enerji kıtlığı artmış, enflasyon yükselmiş. Nidal ve eşi, yiyecek israfını önlemek için günde tek öğün yemek pişiriyor.

Orta Gazze'deki bir kampta 34 yaşındaki Muhammed el-Zaanin, küçük bir dondurucuyu telefon şarj etme ve soğuk içecek satma işine dönüştürmüş. Dizel jeneratör kullanıyor, ancak maliyetler çok yüksek: dondurucuyu çalıştırmak ayda 488 dolar, elektrik ise kilovat başına 11,39 dolar. Buna rağmen halkın talebi büyük. Muhammed bir gün sağır bir adamın bir mangoyu soğutmak için geldiğini hatırlıyor: "Bir mangoyu soğutmaya gelmek, hayatımızın ne hale geldiğini gösteriyor. Eskiden kimse telefon şarj etmek ya da su soğutmak için birine başvurmazdı. Şimdi bu bir lüks haline geldi."