Sosyal açıdan dezavantajlı bölgelerde yaşamak, beyin sağlığının bozulması ve biyolojik yaşlanmasının hızlanmasıyla doğrudan ilişkili. Bu sonuca Madison'daki Wisconsin Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Halk Sağlığı Okulu'ndan bilim insanları ulaştı; infohub.kz sitesi bildiriyor.

18 ila 96 yaş arasındaki 2826 hastanın manyetik rezonans görüntüleme verilerini kapsayan retrospektif araştırmanın sonuçları, Kuzey Amerika Radyoloji Derneği'nin (RSNA) "Radiology" dergisinde yayımlandı. News-Medical'ın aktardığına göre, yoksul mahallelerde yaşayanlarda beyin hacminde azalma ve beyaz maddede hasar tespit edildi.

Yaşam düzeyini değerlendirmek için uzmanlar, gelir, eğitim, istihdam ve barınma koşullarını içeren 17 göstergeye göre hesaplanan bölgesel yoksunluk endeksini (ADI) kullandı.

Araştırmanın yöneticisi Dr. John-Paul J. Yu, en dezavantajlı bölgelerden gelen kişilerde beynin biyolojik ve kronolojik yaşı arasındaki farkın arttığını, ayrıca toplam beyin hacminin azaldığını belirtti.

Bunun yanı sıra MRG taraması, dezavantajlı bölgelerde yaşayanlarda beyaz madde hiperintensitesinin — kronik stres, yüksek tansiyon ve uykusuzluk nedeniyle damar hasarını işaret eden parlak alanların — daha yüksek hacimde olduğunu ortaya koydu. Çalışmanın yazarlarına göre bu tür değişiklikler, bilişsel bozukluklar, demans ve kardiyovasküler patolojilerin gelişme riskini artırıyor.

Araştırmacılar, yardım programlarının geliştirilmesi ve sağlık kaynaklarının dağıtılması sırasında sosyal ve çevresel faktörlerin dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.